5/7/2008 -

uzakta olsan da seni yanımda hissediyorum az önce, yalnız başıma farkettim, hissettim görmedim ama..
geldin yanıma, elimden tuttun tıpkı bugün yaptığın gibi.. baktın uzun uzun bana; gülümsedin sonra da görmedim ama.. avuttun değil mi beni? herkesin bunu yaptığını söyleyerek uzandık, yanımdaydın ve dedin ki: "herkes aldatıyor birbirini" inandım sana, hak verdim. çok küçük olmasa da böldüm seni bugün birkaç parçaya tam sol tarafından, evet tam ordan. seni üzdüm, bunu hissettim görmedim ama... içimdeydin demin ruhlarımız birleşti belki sen çoktan uyumuştun bile ben tüm bunları hissederken. ama biliyorum, bir şekilde benimleydin görmedim ama..biliyordum.
hani çocukken sarılırsın ya oyuncağına, arkadaşlarına sevdiğine, seni sevene içindeki saf duygularla sararsın ya onu.. işte bugün bana öyle yaptın sarıldın en saf duygularınla bilmek istedin herşeyimi tıpkı içime çektigim bir sigara dumanı gibi içimi çözmek, tanımak istedin beni mutluydum, gülümsüyordum ve sen yanımdaydın, her zaman olduğun gibi.. gözyaşlarımla üzülüp; gülücüğümle sevindin bugün ve işte o zaman anladım "diğerleri"nin değersiz kıldığı o yüce duyguların hala sende sönmediğini. sanırım o küçük, belli belirsiz ışıklar şimdi kocaman bir güneş olup bu koskoca karanlıkta içimizi ısıtan sevgiyi gösterdi bize
bir uyku öncesi masalında periydim seninle adeta mutluydum, huzurluydum göklere çıkmıştık, sonsuzluğa doğru bulutlarda adımlarımızı atıyorduk eleleydik, gözlerimizden anlaşılıyordu mutlu olduğumuz mükemmeldik, mükemmeldin. yüksekti, hem de çok. ama elimi tutan sendin ve biliyordum, sen benim elimi tuttuğun sürece o bulutların bana yüksekliği hissettirmeyeceğini
bir anda uyandık ve baktık ki meğer o bulutların altında uzananlarmışız biz.. belki hatırlarsın.. dev bir ağacın dibindeydik ve birden yağmur başladı ağacın oyuğuna girdik sığıyorduk, dediğim gibi, ağac kocamandı. yağmur yağıyor, dinmiyordu.. belki de dinmesini zaten istemiyorduk çünkü öyle sıkı sarmıştık ki bedenlerimizi kenetlenmiştik adeta; ısınıyorduk sevgimizle ve yağmur.. yağıyor, yağıyor, yağıyordu... gözgöze geldikçe gülümsüyorduk birşeyler anlatıyorduk birbirimize. bedenlerimiz birdi, ruhlarımız içiçe.. biliyorduk, görüyorduk basbayağı sevgiydi bu. olabildiğince masum, olabildiğince içten bildiğimiz sevgi işte.. minik kelebekler gördüm.. muhteşem renkleri olan, minik ve güzel kelebekler sanki onlar kanatlarını çırptıkça sevgi, tutku, içtenlik tohumları dökülüyordu üstümüze izliyorduk kanat çırpışlarını, düşünüyorduk... evet, böyleyken mutluyduk. tamamen mutlu.
|